Taşınmaz devrinde irade sakatlığı denildiğinde, kişinin sözleşmeyi kurarkenki kararının yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle etkilenmesi tartışılır. Sonradan satıştan pişman olmak, bedeli düşük bulmak veya taşınmazın değerinin değişmesi tek başına bu durumlarla aynı değildir. Hangi olayın kararı nasıl etkilediği somut belgelerle araştırılır.
Aldatmada yanıltıcı davranışla sözleşme arasındaki ilişki incelenir. Yanıltan kişi sözleşmenin tarafı değilse karşı tarafın bunu bilmesi veya bilecek durumda olması da değerlendirilir. Korkutmada ise kişinin veya yakınlarının kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın tehlike ölçütü önemlidir. Her sert pazarlığı veya hukuki hakkın kullanılacağının söylenmesini otomatik korkutma kabul etmeyin.
Örneğin farklı bir parselin gösterildiği iddiasında gösterilen yer, işlemdeki ada/parsel, yazışmalar ve gerçeğin öğrenildiği tarih birlikte araştırılır. Bu örnek tek başına aldatmanın veya tapu iptalinin gerçekleştiği anlamına gelmez; hukuki nitelendirme somut olayla yapılır. İddia edilen davranışın kimden kaynaklandığını açıkça ayırın.
Bu süre açıklamasını bütün dava ve taleplerin tek süresi gibi kullanmayın. Ehliyet, temsil yetkisi veya muvazaa gibi farklı hukuki sorunlar aynı başlıkta eritilmemelidir. Belgeleri ve tarihleri hukukçuya birlikte sunarak uygun talep ve başvuru yolunu belirleyin.
Üç iddiayı birbirinden ayırın
Türk Borçlar Kanunu’nun 30–39. maddeleri yanılma, aldatma ve korkutmayı farklı koşullarla düzenler. Yanılmada esaslılık ve kanundaki koşullar önem taşır. Basit hesap yanlışlığı ise tek başına geçerliliği ortadan kaldıran bir neden sayılmaz; düzeltilmesi söz konusu olur.Aldatmada yanıltıcı davranışla sözleşme arasındaki ilişki incelenir. Yanıltan kişi sözleşmenin tarafı değilse karşı tarafın bunu bilmesi veya bilecek durumda olması da değerlendirilir. Korkutmada ise kişinin veya yakınlarının kişilik haklarına ya da malvarlığına yönelik ağır ve yakın tehlike ölçütü önemlidir. Her sert pazarlığı veya hukuki hakkın kullanılacağının söylenmesini otomatik korkutma kabul etmeyin.
| Araştırılacak iddia | Somutlaştırılacak bilgi |
|---|---|
| Yanılma | Hangi taşınmaz, taraf veya koşul hakkında ne sanılıyordu? |
| Aldatma | Kim hangi bilgiyi ne zaman verdi; gerçek durum nasıl öğrenildi? |
| Korkutma | Tehdit edilen zarar, olayın zamanı ve karara etkisi neydi? |
İşlem dosyasını olay sırasıyla hazırlayın
Resmî işlem belgesini, sözleşmeleri, ödeme kayıtlarını ve ilgili yazışmaları tarih sırasına koyun. İlanda vaat edilenle resmî belgede yazan arasında fark varsa ikisini de saklayın. Belgenin yalnız bir cümlesini, kalan koşulları görünmez kılacak şekilde paylaşmayın.Örneğin farklı bir parselin gösterildiği iddiasında gösterilen yer, işlemdeki ada/parsel, yazışmalar ve gerçeğin öğrenildiği tarih birlikte araştırılır. Bu örnek tek başına aldatmanın veya tapu iptalinin gerçekleştiği anlamına gelmez; hukuki nitelendirme somut olayla yapılır. İddia edilen davranışın kimden kaynaklandığını açıkça ayırın.
Öğrenme ve etkinin kalkma tarihini kaydedin
Kanunun 39. maddesinde, yanılma veya aldatmanın öğrenilmesinden ya da korkutmanın etkisinin kalkmasından başlayarak bir yıllık süre düzenlenir. Bu sürede sözleşmeyle bağlı olunmadığının bildirilmemesi veya verilenin geri istenmemesi onama sonucuna bağlanır. Süreyi yalnız tapu devir gününden başlatmayın; kendi olayınızdaki başlangıcı ve gerekli hukuki işlemi gecikmeden inceletin.Bu süre açıklamasını bütün dava ve taleplerin tek süresi gibi kullanmayın. Ehliyet, temsil yetkisi veya muvazaa gibi farklı hukuki sorunlar aynı başlıkta eritilmemelidir. Belgeleri ve tarihleri hukukçuya birlikte sunarak uygun talep ve başvuru yolunu belirleyin.